Türkiye’de ve dünyadaki yetim çocukların eğitimi ve psikososyal açıdan desteklenmesi için geçen yıl ramazan ayında faaliyete başlayan Yetim Vakfı, “Yetim insanlığın aynasıdır” sloganıyla 1 yıldır çalışmalarını sürdürüyor.

Yetim Vakfı Genel Başkanı Mehmet Gülsatar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler ve UNICEF verilerine göre dünyada 400 milyondan fazla yetim bulunduğunu, Türkiye’de ise yetim, öksüz veya anne baba ilgisinden yoksun sokağa terk edilmiş yaklaşık 450 bin çocuk olduğunu söyledi.

Suriye’deki iç savaştan en çok etkilenenlerin başında çocukların yer aldığını vurgulayarak, “Ülkedeki iç savaşta yetim ve öksüz kalan çocukların sayısı tam olarak bilinmiyor. Ancak raporlara göre her 3 Suriyeli çocuktan biri, yani yaklaşık 3,7 milyon çocuk çatışmalar başladıktan sonra doğdu. Şu anda hem Suriye içinde hem de komşu ülkelerde yaşamını sürdüren 8,4 milyon Suriyeli çocuk savaştan etkilenmeye devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Yetimler için koruyucu ve önleyici sosyal hizmetler üretmenin önemine değinen Gülsatar, “Yetim çocuklar, kötü niyetli insanların, çetelerin ve suç şebekelerinin göz diktiği ve hesap yaptığı bir alan. Bu çocuklar suça itilmeden önce onları ailelerinin yanında destekleyerek topluma ve sosyal hayata kazandırmak istiyoruz. Tabiri caizse bataklığı kurutmakla ilgileniyoruz. Çocukların en çok desteğe ihtiyaç duyduğu yaş aralığı 12 ve 18. Bu sebeple vakıf olarak ‘çocuklarımız ayakları üstünde durana kadar desteklenmeli’ tezini benimsedik.” diye konuştu.

İstanbul’da 4 yetim merkezi

Mehmet Gülsatar, yetimlerin yanında, sahipsiz, anne baba ilgisinden yoksun çocuklarla da ilgilendiklerini belirterek, yetim çocuklara yönelik yapacakları hizmeti annelerinden bağımsız düşünmediklerini ve aileyi merkeze alan bir model geliştirdiklerini dile getirdi.

Bu yıl İstanbul’da yetim çocuklara yönelik “Esenlik Durağı Psikososyal Destek Merkezleri” adıyla Beylikdüzü, Başakşehir, Bayrampaşa ve Ümraniye’de 4 merkez açtıklarını aktaran Gülsatar, bunlara ek olarak yeni merkezler de açacaklarını anlattı.

Bu merkezlerde eşini yitiren annelere çocuklarından koparmadan hizmet verildiğini ifade eden Gülsatar, yurt dışındaki savaş bölgelerinde ise güvenlik problemleri nedeniyle anne ve çocuğun bir arada kaldığı projeleri tam anlamıyla hayata geçiremediklerini söyledi.

Doğu Guta ve Myanmar gibi savaş bölgelerinde yaşananların içler acısı olduğunu belirten Gülsatar, şöyle devam etti:

“Oradan gelen görüntüleri izlemeyi içimiz kaldırmıyor. Özellikle kadınlara, çocuklara ve savunmasız sivillere yönelik çok ciddi gayri ahlaki ve gayri insani muameleler yapılıyor. Biz yetimlere yönelik çalışmalar yapan uluslararası kurumlara şunu söylüyoruz; gelin yetimlere yönelik çalışmalar yapan kurumlar olarak bir araya gelelim, Reyhanlı ve Suriye’nin içindeki kamplarımız gibi anne ve çocukların bir arada kalabileceği kamplar yapalım ve bu kampların bulunduğu yerleşim birimlerinin özel bir sembolü, bayrağı olsun. Birleşmiş Milletler eliyle savaşın tüm taraflarına, burada anne ve çocuklarının kaldığını ve bunlara zarar verilmemesi gerektiğini bildirelim. ”

Mehmet Gülsatar, Türkiye-Suriye sınırının 5 kilometre içerisindeki Rahmet köyünde yetimlere yönelik çalışmalar yapıldığını dile getirerek, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı ile Katar merkezli yardım kuruluşu RAF’ın Reyhanlı’daki bin çocuğu barındığını, çocuk merkezinin de Yetim Vakfı tarafından işletildiğini sözlerine ekledi.

ANADOLU AJANSI